ANNELER GÜNÜ VE KUTSAL ANNELİK TAÇLARI

Yazar: Pazartesi, Mayıs 12, 2014



Facebook'da tanıyıp takip ettiğim bir engelli annesinin yazdıklarını paylaşmak istiyorum:

''Evlat; gözümüzün nuru,hayata tutunma sebebimiz,Allahım, her bir annemiz için, herkesin evladına hayırlı bir gelecek,sağlık ,afiyet daim eylesin..

Bir engelli cocuk sahibi olmak;çok ayrıcaklı,çok bir lütuf benim için..ben bir özel anneyim çünkü özel bir evlada sahibim..butun bu hislere vakıf olmak elbette kolay olmadı..başınıza sizi üzecek,yoracak,çaresiz bırakacak bir dert geldiğinde herkes gibi bende çok ağladım,çırpındım,ah ettim..ama öyle bir an geldi ki artık benim böyle bir lüksüm olmadığını anladım,inancım ve sabrım sayesinde nihayet bunun benim imtihanım olduğunu ve secilmiş olduğum idrakına vardım..artık duracak vakit yoktu,ne yapabilirim,ne kadar başarabilirimi düşünmeye,araştırmaya başladım,ilk aylarda tıbbi tedavisi hemen başlarken gitgide değişik ilaçlar,uygulamalar,her kafadan ayrı cıkan sesler,geciken olumlu-olumsuz gelişmeler vb yuzunden çok çelişkiler yasadım yeri geldi hacı,hocalara,muskalar,sular,denedim.. aktarlara gittim ,muhtelif sehirlerde ot,çöp ne varsa aldım geldim, getirttim,alternatif tıp olarak şifacılara gittim,kucağımda yavrum sehir sehir dolandık yıllarca..normal tedavisini aksatmadan ama denemediğim seyde kalmadan bugunlere geldik,,bu arada ne medikal kaldı, ne özel tıp merkezleri iddia eden bizde bunun çaresi var ,bunun su sekilde cihazı var,deyip ,kandırılmadığımız,..zaman zaman denk gelip iyi gelende de oldu..gitgide artan tedavi süreci hem beni, hem yavrumu çok yordu bi yandan da ilerlemeler basladı..
şimdi ,14 yasına geldi..yapamaz denilen birçok şeyi basardı,aynı hastalığı yaşamasına karsın her çocukta aynı engel bırakmıyor,benim kızıma göre daha iyi durumda olanda var,daha kötü durumda olanda..,

Bu tedavi sürecinde zamanla kullandığı mesela afo ,dafo gibi ortopedik aparatların,en basitinden tekerlekli sandalyesinin ve hekimlerin önerdiği ayakta dik durma,pozisyonlama vs gibi daha birçok şeyin ödeneği kesildi önceden herhangi biri için ödediğiniz mesela yüzde elli gitgide kaldırıldı,bu herbir kalem için tamamen size ödetiliyor,ben bir sağlıkçı olarak madalyonun her iki yuzunude gördum..hem bir engelli cocuk sahibiyim ,hem sağlık dalında calısıyorum..buna rağmen avrupa uyum yasaları gereği çıkartılan bazı haklarda var; evet resmi devlet yardımı bundan 10 sene öncesine kadar çok buyuk ilerleme kaydetti ancak halen yetersiz ve çok eksik..yukarıda yorum yapan sevgili kardeşlerim bilsinler ki çıkartılan haklar,alınan yardımlar belli bir kriter altında yapılmaktadır..engelli maası için eve giren gelirin ,net asgari ücretin üçte birini yani kişibası dusen gelirin 480 tl ...gecmemesi gerekiyor,ben resmi devlet memuruyum bu durumda faydanmam imkansız oluyor,keza bakıcı ücreti içinde aynı kriter gecerli..bez yardımı barkod sistemi ile son derece asagılara cekildi bir dönem ayda 80 -90 lira arası değişrken simdilerde bunun yarısı ancak ödeniyor oda tabii zamanında ödenirse ben hala 5 fatura beklıyorum ki bankaya yatsın da alabileyim,zaten her ay alsam bile benim aylık kulandığım bez masrafının yarısı bile değil ödenen miktar..evde bakım hizmetleri adı altında acılan klinik ise sadece belirli periyodlarda pratisyen hekim ,bir hemsire,sağlık memuru ile rutin muayene yapabilir aslında fizyoterapist der yasada ama personel yetersizliği yüzünden hiçbir hastanede uygulamaya geçiremedi,birlikte çalıstıgımız iş arkadaslarım ,,bu başlasa bile kaç hastaya kaç gun gidebilir ..işte mesele bir hak verdiğinizde bunun alt yapısının olmaması..pratikte bir uygulama yok,ama popülist politikalar basında,heryerde anons ediyor..baslık seklinde duyulan haberler baska icraat baska ,,ben her turlu resmi yayını,mevzuatı takip ederim ,mecburum cunku kızım için..ayrıca her makama ,mevkiye yerelde olsun bakanlıklar,basbakanlık,çok çok yazdım ,telefon actım maalesef ..netice alamadım..
özel rehabilitasyon merkezlerindeki fizyoterapi ve bireysel eğitim çok az ..artık benim kızım kocaman genc kız oldu..hem kaldırıp tasımak,getirip götürmek her ikimiz içinde işkence halinialıyor,onun kolu bacağı sıkı tutmaktan morarıyor,canı yanıyor benim gucum onu tek basıma kaldırmaya yetmiyor ben de bel fıtıgı oldum,kas eklem rahatsızlıkları basladı agır kaldırmaktan..hemde ayda 4 saat gibi komik bir eğitim neye yarayacak,yıllarca göturdum bu merkezlere hiçbir fayda bulamadı,burada çalışan personelin fizyoterapist hariç sorgulanması ayrı bir mesele çünkü akademik bir personel bulmak çok güç..onlarda kayıtlı engelli çocuk sayısını parmakla sayar haldeler kazançları için...,hastanemde de fizik aldırdım ayrıca üniversietede giriş cıkış yapardık bi oraya bi buraya..yetmiyor ancak buyumeyle birlikte ...süreğen bir hastalık ,uzun soluklu ,mesakkatli,,bunun idrakına varmak için kelimeler yetmez,,bizimle birgun dahi yasanırsa o zaman yurekler parcalanır diyorum hep..daha yazacak o kadar çok sey varki,buna ne bu sayfa dayanır,nede zaman ..daha fazla kimseyi üzmek istemem, adminde benim özel iletişim adresim kayıtlı..merak etiğiniz,şüphe duyduğunuz ,yada bilgi almak istediğiniz ne olursa cevaplamaya hazırım..sizlerden ricam,,rencide edecek yorumlar sadece bizi üzmekle,kaderimize terketmekle ve bir hasta yavrunun elde edebileceği sağlık desteğine engel olmak olur,..cennet kusum masum sabi yavrumun hayata karışıp yasama imkanına engel olur,benim yüce rabbimden tek dileğim budur,kızımın sağlığına kavustugunu en azından kendi ihtiyaçalrını görebilecek duruma geldiğini görmek,sonra alsın canımı,emanetini..sağlıklı cocukların dahi öksüz,yetim kalmısken yurtlarda nelere mazruz kadığını dusunurseniz benim meleğim bensiz ne yapar..herhalde rabbimin bir bildiği vardır bunu dedim hep ve güçle ayakta kalma savaşı veriyoruz evladımla..''



Nasıl? Okurken bile kalbiniz sıkıştı değil mi? Sağlık sektöründe çalışan ve hastanelerin halini bilen biri olarak tahmin ediyorum yaşadıklarını Şule hanımın. Hasta yakını olmak o kadar zordur ki. O tekerlekli sandalyeleri itmek, indirmek çıkarmak, hastanızın en basit ihtiyaçları için hemşirelerin insafına kalmak mahveder insanı. En zoru da gereken tıbbi bakımı doğru bir şekilde aldığından emin olamazsınız. Doktorlar hep çok meşgul ve kafaları çok karışıktır. İstisnalar hariç - ki bence o istisnalar kayıtsız şartsız cennetliktir- senin canın ciğerin olan hasta doktor için bir teşhisten ibarettir. ''Acildeki  akut batın, küvözdeki prematüre bebek , yoğun bakımdaki by pass hastası, servisteki akciğer kanseri'' olarak bilirler hastayı. Doktor için esas olan teşhisi koymak ve tedaviyi vermektir. Onlara da kızamazsınız çünkü senin bebeğinin kalbini dinlerken az sonra gireceği ameliyatla ilgili düzenleme yapıyordur, daha da kötüsü bilmem ne toplantısı için başhekimlikten aranıyordur.

Banka hesapları bol sıfırlı olan kaymak tabakası dışında kalanlar hele ki kronik bir hastalıkla boğuşuyorsa, demir gibi bir iradeye ve çelik gibi sinirlere sahip olmak zorundadır. Çok ama çok zor bir mücadeledir bu. Belki de bu yüzden kanserin veya devası olmayan çocuk hastalıklarının (engellilik, kas hastalıkları, bazı kanserler gibi) uğradığı evlerde boşanmalar çok olur. Babalar benim anlayamadığım bir şekilde kaldıramaz yükü. Anneler yıllarca uğraşır, didinir, umut etmeye devam eder. Kapı kapı, il il dolaşır da babalar yeni ufuklara yelken açmayı tercih eder. Lafın sırası gelince de ''Cennet anaların ayağı altındadır'' derler ; cehenneme razı olduklarından herhalde. Sizi bilmem ama ben ne cennet isterim ayaklarımın altında ne de eli öpülesi, ayaklarına yüz sürülesi ''kutsal'' bir varlık olmak. Ben her durumda yanımda kaya gibi duracak sağlam eş-dost isterim. Çocuğumun ilacını , bezini , fizik tedavisini ,hemşiresini dert etmemek isterim. Kadınlığımı unutmamak isterim.''Acaba yapılacak başka bişey var mı?'' diye uykularımdan edecek saçma sapan bir sağlık sisteminin olmamasını, ''HASTA EŞİTTİR PARA'' denkleminin bozulmasını isterim. Şule hanım gibi anneleri alkışlayalım, ellerini öpelim ama bunun onlara ne faydası var ?Asıl ihtiyaçları ellerinden tutulması değil mi sizce de? BMW arabası altında, yeşil kartı elinde olan -çok afedersiniz - magandalara yıllarca hizmet etmeyi çok görmeyen sağlık sistemi , annesi devlet memuru diye Katre Lale'ye hasta bakım ücreti ödemiyor mesela. Bu ne yaman çelişki?

Yine anneler günü geldi. Başımıza ''kutsal annelik'' tacını takıp biz anneleri yapayalnız bırakmaya devam etmeyiniz. Yavrularımız bize bilmem ne marka telefon , çay makinası, nevresim almasa da olur. Yeter ki siz onların yüzlerini güldürün, acılarını dindirecek düzenlemeleri yapın. Bir anne için gerisi zaten teferruattır.

İlla hediye alacağız diyen varsa en güzel hediye şudur: Çocuklara bir günlüğüne siz bakın ve anneyi azat edin. O kendisini en mutlu edecek şeyi bulur.

BENZER YAZILAR

0 yorum