Emre Beş Yaşında

Yazar: Çarşamba, Mayıs 20, 2015 ,


Yaz aylarını hiç sevmem demiş miydim? Hep bir telaş, kah orada kah burada olma durumu, bir kaos vardır. Nisan başı itibariyle yerde miyim gökte miyim bilememe vaziyetindeyim. Hatay yolculuğu, Eren'in para yutması, bitmeyen bakıcı problemi, evin içler acısı hali, arka planda yoğun çalışma ortamı ve uzun iş saatleri , arada bir-iki misafir derken mayıs bitmeye yüz tuttu bile.

12 mayıstaki hastane denetiminin yoğun stresi, arkasından doğum günü telaşı, arada fotoğraf çekimine hazırlık (H&M'ye epey gittim geldim) derken hem çok yoruldum hem de hiç keyfim kalmadı. Eren'i ''layıkıyla bakılacak duygusu'' olmadan bırakmak resmen içimi acıtıyor. Zayıfladı çok son zamanlarda. İyi doymuyor gibi , keyfi yok gibi..Küçük kara balığım benim.

Dün Emre'nin 5. yaş gününü kutladık. Ortakent içindeki Cumhuriyet parkında buluştuk anneler ve çocuklarla. Geniş, temiz, oyuncakları sağlam bu parkı çok seviyorum. Eren az daha büyük olsa çocukları salıp saatlerce oturabileceğim bir yer ama Eren alıp başını gidiyor. ''Bu ne'' soruları eşliğinde tam bir survivor olarak dağ tepe dolaşıyor. En yorucu zamanları..Geçiyor hızla, altı ay sonra çok daha rahat olacağımızı biliyoruz en azından.

Kendi oğlumun doğum günü partisine geç kaldım.Bir kafeye hazırlattığım minik sandoviçlerle , iki arada bir derede çekilen fön ve sürülen oje ile, yorgun ve azıcık da mahçup ulaştım parka. Kafe sahipleri halden anlayan insanlar, balonları şişirip asmışlar, tatlı-tuzlu ikramı da onlar yaptı. Çay kahve servisi zaten kafeye aitti. Dolayısıyla hiç yorulmadım. Misafir gibi oturdum. Çocuklar parkın altını üstüne getirdi. Eren'le babası ilgilendi. Anne arkadaşlarımla uzun süredir buluşmamıştık, epey sohbet ettik. Samimi olduğumuz çocukların çoğu seneye Patika'ya devam edecekmiş, çok sevindim.


Güzel gözlü, altın kalpli oğlum, ilk göz ağrım, Emre'm. İlk 3 yıl hiç uyumadan nasıl 5 yaşına geldin bilmiyorum. Kardeşine olan sevgin, koruyuculuğun, akıllı lafların, düzenin yerindeyken olan mutluluğun, Aktur simitçisindeki keyifli halin, tek başına markete gidişin..Demir'le olan muhabbetin, ağlayışların, ah kuzum, nasıl anlatayım, çok seviyorum seni çok. İyilerle karşılaştırsın hayat seni.



BENZER YAZILAR

0 yorum