Depresyondaki İnsana Nasıl Davranmalı?

Yazar: Pazartesi, Ağustos 24, 2015



Çağımız depresyon çağı. Dünya sağlık örgütü  tanı konmuş 350 milyon hasta olduğunu söylüyor. Giderek yalnızlaşan, çekirdek ailesi ile betondan kafeslere kapatılan, sıklıkla da ailesi olmayan /olamayan insan oğlu çareyi obsesif-kompulsif davranışlarda (günde yüz kere el yıkamak gibi), panik bozuklukta ve bunalımda buluyor. Cep telefonu ekranlarına sıkışmış hayatlar kimseyi tatmin etmiyor.


Psikiyatrik sorunlar hasta için zaten sıkıntılı ruh halleri yaratıyorken bir de etraftan abuk subuk yorumlar duymak hiç iç açıcı olmasa gerek. Peki ne yapmalı? Her şey yolunda gibi mi davranmalı? Tavsiye vermeli mi?

Diyor ki bilir kişiler:

Depresyonda olan biriyle sağlıklı iletişim kurmanın adımları (kaynak):

En önemlisi nasıl hissettiklerini sorup verdikleri cevabı dinlemek !!!
  • Depresyonda olan insana kendini nasıl hissettiğini sorun.
  • Cevabını iyi dinleyin. Düşündüğü şeylerin yanlış olduğunu söylemeyin.
  • Analiz yapmayın. Onun hislerini küçümsemeyin veya kendini yalnız hissetmesine neden olmayın.
  • Arkadaşınızın sizle konuşmak istemesini beklemeyin. Konuşmak istemese bile onu yemeğe veya diğer etkinliklere davet edin. Cevap vermiyor olsa bile mesaj atın.
  • Ona size güvenebileceğini söyleyin ve yanında olduğunuzu gösterin. Sizle konuşmak istediğinde eğer mümkünse hemen irtibata geçin
  • Eğer içten veya istekli değilseniz o kişiye yardım etmeye çalışmayın.
  • Depresyon ve zor zamanlarda yaşadıklarınızı onla paylaşın.
  • Arkadaşınıza profesyonel bir yardım almak isteyip istemediğini sorun. Eğer istemiyorsa, onu ikna etmeye çalışın. Onun için randevu almayı ve onunla birlikte gitmeyi önerin.
  • Ona kendine zarar vermeyi düşünüp düşünmediğini sormak tamamen doğaldır ve önemlidir. Eğer size intihar etmeyi düşündüğünü söylerse, bu bilgiyi kendinize saklamayın. Bir doktor veya terapist ile irtibata geçin. Depresyonda olan kişinin doktoru aramasından ziyade bu işi siz yapın.

Yine farklı bir kaynakta ise şunlar yazıyor:

''Bize gelen hastalardan biliyoruz ki, depresyon tanınmadığı için, hasta yorgun, bitkin olduğundan, hiçbir şeye karşı ilgi duymadığından; içinden gelmediğinden; çevresi tarafından "tembellikle, miskinlikle" suçlanır. Oysa hasta hayat enerjisini yitirmiştir. Bu durum hastanın "elinde ve iradesinde olan" bir şey değildir. Tamamı hastalığın getirdiği bir sonuçtur. Hastanın çevresi mantıklı düşünmeli ve daha önce "tembel" olmayan bir insanın neden şimdi "tembel" diye nitelendirdiklerini pozisyonda olduğunu anlamaya, çözmeye çalışmalıdır.

"Bir şeyin yok, evham yapıyorsun kafaya takıyorsun, düşünecek ne var?" türünden sözler hastayı rahatsız eder. Anlaşılmadıklarını düşünüp iyice içine kapanırlar.

Bazen de; "haydi gezmeye gidelim, eğlenelim, hadi gül biraz, bak açılırsın" şeklinde cümlelerle hastalara yardımcı olunmaya çalışılır. Oysa bu tür teklifler bile hastayı yorar. Depresyonda olan hastaların çoğunluğu sessiz, sakin, gürültüden uzak, problemlerden uzak bir ortamda yaşamayı düşlerler. Konuşmalar, bağrışmalar, çocuk sesleri, eğlenmeler çok rahatsız eder. Çünkü onlar çok farklı bir dünyada yaşarlar. Bu dünyada “elem, keder,çaresizlik” vardır.Hastanın yakınında olanlar hastaya bir şey telkin etmeden onu nötr bir şekilde anlamaya,değerlendirmeye çalışmalıdır.Yargılamadan,üzmeden konuşmalı. “Bir şeyin yok” lafını asla kullanmamalıdırlar.''


Dr.İrfan Bayram şöyle demiş sitesinde: 

''Depresyonlu hastaya 'Kafanı takma, üzülme , bunlar düşünmeye değer mi? Aldırma meseleleri olayları kafanda büyütme' dememeli. Böyle söylenmesi onu ciddiye almamış hissi uyandırır. Genellikle yapılan yanlışlardan biri de depresyonlu hastaya seyahat veya yaşadığı ortamı değiştirmeyi tavsiye etmektir. Depresyondaki kişi depresyon belirtilerini beyninde taşır. Belirtiler nereye giderse gitsin onlarla birlikte gider. Hastaya kötü göründüğü onun bu görüntüsünün bizi de üzdüğü söylenmemelidir. Böyle davranılırsa depresyonlu kişi çevresindekileri üzdüğünü düşünür, depresyonu daha da artar, suçluluk duyguları gelişir. Yakınlarını üzdüğünü düşündüğü için hayattan zevk alamama duyguları artar. Ölme isteği belirtileri ve teşebbüsleri görülür. Sorunları ertelenmemeli, sorunların nedeni ile yargılanmamalıdır. ''

görsel www.wsj.com'dan

Psikolojik danışman Yusuf Bayalan'ın web sitesinde şöyle güzel bir liste var:
Sorabileceğiniz sorular:
Ne zaman böyle hissetmeye başladın?
Seni bu şekilde hissetmeye iten bir şey mi oldu?
Hemen şu anda sana en iyi desteği nasıl verebilirim?
Artık var olmak istemeyeceğin kadar mı kötü hissediyorsun?
Yardım almayı düşündün mü?
Bu konuda yalnız değilsin. Senin için buradayım.
Buna şu anda inanmıyor olabilirsin ama hislerin değişecek.
Nasıl hissediyor olduğunu tam olarak anlayamıyor olabilirim ama seni umursuyorum ve sana yardım etmek istiyorum.
Bırakmak istediğin zaman, kendine sadece bir gün, saat, dakika daha- elinden ne kadar geliyorsa- dayanacağını söyle.
Benim için önemlisin. Hayatın benim için önemli.
Sana yardım etmek için şu anda ne yapabileceğimi söyle.
Şunları söylemekten kaçının:
Her şey senin kafanda bitiyor.
Hepimiz böyle zamanlardan geçiyoruz.
İyi tarafından bak.
Uğrunda yaşayacağın çok şey varken ölmek neden?
Durumun için hiçbir şey elimden gelmez.
Toparla kendini artık.
Senin neyin var?
Şimdiye kadar daha iyi olman gerekmez miydi?

Özetle, az konuşup çok dinlemek, yargılamamak, akıl vermemek depresyondaki birine yardım için ilk yapılması gerekenler gibi duruyor. Herkesin az ya da çok sıkıntılı olduğu bugünlerde bunları akılda tutmak iyi olmaz mı sizce de?

BENZER YAZILAR

0 yorum