Bir İkea Kataloğunun Düşündürdükleri

Yazar: Cumartesi, Kasım 19, 2016 ,

kea katalog yeni


Bir gün sihirli bir değnek değecekti hayatımıza ve her şey çok güzel olacaktı. Kirden,terden sararmış yastık yüzleri, yatak içine serilen eski battaniyeler, toz uçuşan odalar, buz gibi banyolar, kireç tutmuş musluklar, sentetik halılar, yırtık tüller, derme çatma kapı pencere pervazları, kapı arkasındaki çivilere asılmış kıyafetler olmayacaktı artık. Bunlar yok olunca ; asık yüzler, hırgürsüz kalkılmayan yer sofraları, neşesiz bayram sabahları, yalnız kalacakları saatleri iple çeken aile fertleri, eve arkadaş davet etmeye cesaret edememeler, babası Almancı sıra arkadaşının renkli kalemlerine duyulan hasret de ortadan kalkacaktı.

Bir gün bir evin kapısından içeri girecektim ve o ev bir ikea evi gibi görünüyor olacaktı. Aydınlık, kocaman pencereli, sıcak, mutfak- banyo fayansları pırıl pırıl, her şeyin yeri belli, her oda mükemmel bir bütünlük içinde, renkler uyumlu, sofralar kalabalık olacaktı, evden müzik ve kahkaha taşacaktı.

Çocukluğumun arka bahçesinde meyveleri çok acı olan bir kaç ağaç vardı. Ev adını verdiğim ağacınkiler ise hep buruktu, dişlerimi kamaştırırdı. Bin dokuz yüz doksan dokuzda ,Berlin'de, ilk ikea kataloğunu gördüğümde o meyvelerin üstüne pudra şekeri serpip yiyebileceğimi düşünmüştüm. Belki de reçel yapardım. Yani, olabiliyordu işte. Birileri yapmıştı, yuvaya benzeyen evler de vardı .

Çok gençtim. Her şeyin mümkün olduğuna inanılan yaşlardaydım. Hayat denen o koca duvara toslamamıştım, okuduğum yüzlerce kitaptaki kahramanların hikayelerini ben yaşadım sanıyordum. Kendimi tecrübeli, hatalara karşı uyanık, muktedir buluyordum. Kelimelerle ve yazarların uydurduğu deneyimlerle kuşanmıştım. Herkesle baş edebilirdim.

Aradan 18 yıl geçti. Onlarca katalog..Binlerce hayal kırıklığı, olmamışlık, kelimelerin yetmediğinin acı acı fark edildiği yüzlerce hadise ve epey gözyaşı sonrası hala heyecanlanıyorum ikea katalogu çıkınca. Elime alıp uzun uzun bakıyorum, sayfalarında hayallere dalıyorum ama büyük bir farkla; bir muktedirin değil bir mağlubun '' Ne yapalım, kısmet değilmiş'' diyen teslim olmuş bakışlarıyla..



BENZER YAZILAR

8 yorum

  1. Of. Ikea kataloğunu bu sene biz de kapımızın önünden aldık ve üzerine uzun uzun sosyolojik (bilimsellikten uzak, dedikoduyla karışık) bir sohbet yaptık. Bende de derince bir yeri var, çaresiz ev eşyalarıyla- kendine güveni olan ev eşyaları (ve yaşamlar) konusunun.

    Ikea, sen bize ne ettin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru dedin :

      Ikea, sen bize ne ettin.

      Sil
  2. yorum yazmıştım silinmiş.
    ankarabeliye başkanı i. melih uzun süre ankara'ya ikea'yı sokmamıştı. amaç orada ki amaç mobilyacıları korumaktı. fakat ankaralılar bir şekilde ist. ve izmir deki ıkea'dan yararlanma yoluna gitmiştiler.
    kısacası yazın güzeldi. eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yalan söyleyeyim ben de İkea, Tchibo, H M gibi mağazalardan bir şey alırken hep elim titriyor. Tekstilin, mobilyanın en iyisi bizde ama gidip elin İsveçlisini, Almanını zengin ediyoruz diye..Lakin fiyatlara bakınca biraz mecburiyetten :((

      Beğenmene sevindim ,teşekkürler

      Sil
  3. son yazısımı gördüsün müüüü :)

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. i like to watch ikea staff:D follow! now waiting for U:)

    YanıtlaSil
  6. Ikea kataloğunu evimizi yerleştirirken evirip çevirip, içinden sayfalar kopartıp, bazı sayfalara notlar alıp iyice bir çalışmıştım. Üstüne birkaç ev değiştirdim ama o ilk heyecanın verdiği hissi hatırlayabilmek için o perişan olmuş kataloğu saklıyorum. Arada bir sadeleşme sonrası evimde o kataloğa bakıp gülümsüyorum. Zira bir devrin kadınında pek önemli bir yere sahiptir bu kataloglar dediğiniz gibi :)

    YanıtlaSil