Bodrum'da Kış

Yazar: Perşembe, Mart 02, 2017 , ,

bodrumda kış
1 mart 2017, Müskebi

Bodrumdaki dördüncü kışımızı geçirdik. Eski blogumda en çok okunan yazı olan Bir Sahil Kasabasına Yerleşmek'de özellikle belirttiğim gibi Bodrumda oturacak ev bulmak hala kolay değil. Bu sene ilk kışını yaşayan, yeni taşınmış arkadaşlarım yine çok zorlandı. 1000-2000 lira arasında elektrik faturaları, soba yakmak, manzaralı, kocaman pencereli evlerde oturma odasında efil efil esen soğuk rüzgar nedeniyle çocukların kahvaltılarını kendi odalarında yaptırıp servise bindirmek gibi türlü aksiyonlar, kış saati uygulamasının hepimizi kör karanlıklara mahkum etmesi gibi bir çok şeyden dolayı 'kış iyi ki bitti' diyor herkes.

Yeni yapılan evlerde ısıtma ve izolasyon dikkate alınsa da, büyük bahçeli ev kiraları 3000-5000 arasında, küçük daireleri de yeni taşınanlar pek tercih etmiyor ama birinci senenin sonunda genelde o küçük, kolay ısınan dairelere taşınılıyor :)

Biz geçen kış başlamadan ısı pompası taktırdık. Evin dışında büyükçe bir klima dış ünitesi gibi makine var, evdeki peteklere bağlı. Mekanizmayı tam bilmiyorum ama maliyet tüm sistemlere oranla yarı yarıya (aylık elektrik faturası olarak) . Sistem bize 16.000 liraya mal oldu, bizim gibi her oda ısınsın diyorsanız kendini 3-4 yılda amorti ettiğini düşünebilirsiniz. 400-600 arasında elektrik faturaları ödedik, çok rüzgar alan, oldukça serin bir tepede, tüm odaları ve banyoları ısıttık.  Benim tek sıkıntım mutfağımın balkondan geçilen ayrı bir oda olması ve petek bulundurmaması. Özellikle bir hafta öyle soğuktu ki mutfağa girmek bile eziyete dönüştü.

Dün yani 1 martta, üzerimizde uzun kollu tişörtlerle deniz kenarında oturmak ve çocukların ayakkabıları çıkarıp denize girebilmesi bütün bunlara değiyor mu? Artıları ve eksileri yan yana koyduğumda kesinlikle değiyor. Bizi Bodrum'a bağlayan özel bir neden yok; aileler çok uzakta, can ciğer arkadaşlarımız yok, gece hayatımız yok, deniz-havuz-sıcak sevmeyiz ama tertemiz sabahlara uyanmak, gece çamaşır asarken duyduğum tek sesin uzaklarda havlayan köpekler ve baykuşlar olması, esnafa '' Parasını daha sonra veririm'' demek (mesela telefonla tüp istediğimizde, evet hala tüp kullanılıyor) , oğlumun okul çıkışında beklerken aynı bahçedeki sağlık ocağı doktoruyla laflamak, Eren'in kreşi, yağmuru izlemek, bulutlara- yıldızlara- aya doya doya bakabilmek gibi şeyleri düşündüğümde burada yaşamaktan memnunum.

bodrumda çocuklu hayat
Eren'in kreşi Patika'nın yolu

Bahar  Bodrum için en güzel zamanlardan. Martta Hatay, nisanda Eskişehir, mayısta Göreme gibi üç seyahat planımız var, kısmet olursa. Önümüzdeki hafta eşimin memleketinde hasret gidereceğiz, bol bol yer içer, çocukları sever döneriz diye umut ediyoruz.

Annemler şubatı burada geçirdi. Çok iyi oldu. Bir ay boyunca çocukları aldı-bıraktı babam, pazarımızı yaptılar, seyrek de olsa oturduk akşamları, Arka Sokaklar ve Seksenler izledik. Belki çok basit bir gerçek ama şunu çok net fark ettim; hoşlanmadığımız yanları olsa da ilk ailemiz her durumda yanımızda olabilecek yegane insanlar. Babam hastanede yatıyor şu anda, cuma günü küçük bir ameliyat geçirecek ve abim gidecek yanına. O olmasa kimden isteyebilirim İzmit'e gitmesini, istesem de kendi çocuğu gibi olabilir mi babam için?

Aralık ve ocak aylarında başbaşa idik çekirdek aile. Henüz bir yardımcımız yok.  Zorlandığım anlar oluyor özellikle de salı-perşembe yogaya giderken. Bu sabah altı buçukta yemek yaptım, mutfağı topladım, ortalıkta başıboş gezinen kıyafetler her daim gözüme batıyor, asılıp sabahki yağmurun altında bıraktıklarım da cabası. Çok da şey etmiyorum, dert bu olsun.

Okuma hızım oldukça düşük, Sapiens'i çok beğendim fakat henüz bitiremedim. Sindirerek okumak istiyorum , eve götürmüştüm ve işe getirmeyi unutunca bir türlü bitmedi ama sevdim, kesinlikle kitaplıkta olmalı. Grange'dan Lontano okuyorum bir yandan, polisiye bana iyi geliyor. True Detective'in ikinci sezonunu izledim. Birincisi gibi efsane değildi ama yine sağlamdı herşey. İstanbul Kırmızısı'na gitmeyi planlıyorum Mehmet Günsür hatırına. Özel birine mektup yazıyorum bir de, eski usül, bana çok iyi geliyor.

Bu aralar böyle bizim havamız, sonsuz şükürler olsun.



BENZER YAZILAR

10 yorum

  1. Ne güzel bizim hayalimizde Muğla üniversitesi belki Eskişehir ...Çok istiyorum yunusun elinden tutup denize bol bol gidebilmeyi, şu kısacık hayatta...önümüzdeki aylarda Eskişehir ile Göremeye biz de gideceğiz(inşallah) yer ayarlama konusunda internetten hiç yararlanmadım, sen nasıl yararlanıyorsun? Baban için geçmiş olsun inşallah sağlığına kavuşur..mutluluklar dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe, yurt içi veya dışı otel vs bulmak için tek site kullanıyorum: Booking.com. Hem kullanımı çok basit, hem son güne kadar iptal seçeneğin var hem de kuruş ön ödeme almıyor, tavsiye ederim.

      İyi dilekler için çok teşekkürler, inşallah kolayca atlatır.

      Sil
  2. Bir Bodrum sakini olarak tüm kış mevsimi gözümün önünden geçti :) okuduğum her yeni yazınız bu halimiz de mi benziyor diye şaşırtıyor, bugünkü yazıdan ailelerimizin İzmit'te yaşaması ve son iki çamaşırımın yağmurda islanmasini sayabiliriz. Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Yazınızı gerçekten çok beğendim çok hoşuma gitti. Sanki yüzüme karşı anlattınız ve koşa koşa gittiniz. O kadar koşturmaya rağmen buraya böyle naif cümleler kurmanız ne kadar güzel. Sevgilerle :)

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler bu hoş yorum için.

    YanıtlaSil
  5. Bodrum'da hayat güzel yani :) Dilerim hep böyle olur.

    YanıtlaSil
  6. Hep düşlemişimdir doğal bir hayatı. Sıcak ve samimi bir paylaşımla karşılaştım doğrusu. Her şeye ve verilen nimetlerin hepisine birden sonsuz teşekkürler etmek de cabası. Takipte kalacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Profösör. Ne güzel bir yorum.

      Sil
  7. Ege benim içinde yaşanılası yer. Hele de Bodrum'un apayrı bir yeri vardır. Satırlara sığamayacak kadar büyülü olsa da benim blogumda da yerini alır. İzninizle, takipteyim. Selamlar:)

    YanıtlaSil