Yaşlılık, Level'lar, Emre İle Derin Mevzular

Yazar: Salı, Aralık 19, 2017 ,



Geçen hafta bir akşam üstü dedesi ile hastaneye geldi. Babamın işlerini hallettikten sonra eve benimle dönmek istedi. Yokuş aşağı arabayla iniyoruz, sağda yaşlı bir kadın yokuşu çıkamamış, bastonuna dayanmış, diyalog şöyle;

Ben: Gördün mü kadıncağız kalmış kenarda, çıkamıyor.

Emre: (Bir süre düşündükten sonra) Çok uzun yaşamak belki de iyi değil..Oyunlardaki levıllar gibi anne. Yani belli bir levıldan sonra oyunu bitirmen lazım..

Ben: Hımm.. (Afallamış) Yani hayat levıllardan oluşuyor , çocukluk birinci levıl, okul ikinci levıl di mi? Çok güzel söyledin canım (Evladım bir dahi diyen iç sesim)

Emre: İnsan kaç levıl yaşayacağını annesinin karnındayken seçiyor bence.

Ben: (Hayran ) Çok doğru söyledin

Emre: Bütün levıllar bitince oyunu bırakıyorsun çünkü oyunu yapan kişiye dönüşüyorsun

Valla, böyle bir cümle kurdu ama tam kelimeler bunlar mıydı ben mi böyle algıladım bilmiyorum ama bu konuşma beni benden aldı. ''Bu cümleleri unutmayacağım, günlüğüme yazacağım'' dediğimde o da bir günlük almak istedi. Bir-iki gün sonra ona bağırdığım bir anda '' Annemi ve babamı çok seviyorum ama bazen bana çok kızıyorlar'' yazmış, bana gösterdi.

Bu sabah da okul çıkışı onu almamı istedi, neden diye sorunca ''Çünkü sen çok güzelsin'' dedi ve durup ''Seni seviyorum'' diye ekledi. Şu ana-oğul aşkı gerçek galiba.

Yine bu sabah okuldaki ilk dersi kaçırdı, 08:15'de hala uyuyordu , uyandırmadım. Sabahın kör karanlığında okula gitmemizi isteyenler düşünsün. Daha ikinci sınıfta. Buçukta uyandı, rahat rahat çıktık evden, birlikte geç kağıdı almaya gittik. Müdür yardımcısı adını, soyadını, sınıfını, numarasını sordu. Tek tek söyledi. Baktım, Emre sahiden büyümüş.

Onu bırakıp işe giderken yol üstündeki simitçinin penceresinin ardında babamla Eren'i gördüm, kahvaltı ediyorlardı. Onlara öyle uzaktan bakmak çok tuhaf geldi. Çocuklar ilk üç yıl nasıl da bize ait gibi, her an yanımızdalar, sonra hiç fark ettirmeden kopuş başlıyor. Elbette sağlıklı olan bu yine de yaz sonundaki ilk serin rüzgarlar kışı hissettirir ya insana, anlıyorsun ki bir gün çocukların pılı pırtılarını toplayıp seni arkalarında bırakacaklar. Ömrün sohbaharı da o zaman başlamış mı olacak?

BENZER YAZILAR

8 yorum

  1. Oğlum o yaşlarda bana "güzel bayan" deyip sarılıp sarılıp öperdi:) O günler aklıma geldi. Gerçi hiç gitmiyorlar aklımdan. Biz büyüttük, oğlumuz şimdi yurt dışında üniversitede. Kendi yollarını çizdikleri zamanlar göz açıp kapayana kadar geliyor. Özlem fena tabii ama hüznü minimumda tutmalı, sağlıkla bu yılları görmek de güzel. Oğlunuzla birlikte nice keyifli, huzurlu yıllar dilerim.
    "Bütün levıllar bitince oyunu bırakıyorsun çünkü oyunu yapan kişiye dönüşüyorsun" lafına da bayıldım ayrıca:)

    YanıtlaSil
  2. Oyunu yapan kişiye dönüşüyorsun ne demek ? Masallah akıl küpü.

    YanıtlaSil
  3. Aaaa, çok erken başlamışsın büyüyorlar, bizden kopup gidecekler kısmına. Bir kere seninkiler çok küçük daha. Keyfini çıkar. Gerçi moralini bozmayayım ama zaman çok hızlı akıp geçiyor. Kuzey oldu 13. Otellere yetişkin parası vermeye başlayınca iyiden iyiye anladık büyüdüğünü. Seninkileri hâlâ koynuna sığdırabilirsin. Oğlun çok akıllı maşallah. Çocukların bu yaşları çok tatlı oluyor. Anneye de çok bağlı oluyorlar. Kız anneleri kızmasın bana ama oğlan çocukları da daha mı iyi biliyor ne anneye yanaşmayı diye düşünüyorum. Bak bu saatte Kuzey günler öncesinden yapması gereken ödevini yapmadığı için onu yetiştirmeye uğraşıyor (benim zorumla), ben de canı sıkılıp da bırakmasın diye başını bekliyorum.
    Öpüyorum seni çoook.

    YanıtlaSil
  4. Hayatın karşı konulmaz gerçeği hüzünlendiriyor bazen.
    Bir gün sevdiklerinden ayrı kalmak düşüncesi zaman zaman yoruyor. Belki bu konudaki en makul tesellimiz, mesafeler ırak olsa da sevdiklerimizin gönlümüzdeki yerlerinin bakiliği.
    Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz uzun bir ömür temennilerimle, sevgi ve selamlar:)

    YanıtlaSil
  5. daha sade görüyorlar, gerçekten de öz laflar edebiliyorlar. ben de hayran kaldım bebene.

    YanıtlaSil
  6. Allahım maşallah maşallah! Kaç yaşında ki böyle konuşuyor tam diyecektim ki, 8 gibi galiba. Biz mi çok saftım diyeceğim ama sanırım çocukların içine doğdukları dünya onlara bambaşka bir biçim değil. DÜnya bu yüzden bu kadar hızlı ilerliyor olmalı. Her doğan doğduğu çağı ileri götürüyor. Allah geri götürenlerden korusun diyelim:-)
    Çok tatlı. Bahtı güzel olsun inşaallah.

    YanıtlaSil
  7. Çocuk kalmalıydık,büyümek bir çeşit hastalık galiba.
    Bu arada maşallah evladınıza, ne kadar övünseniz az. Zira sizin emeğinizin eseri ne de olsa.

    YanıtlaSil
  8. Elif... çok duygulandım...nasıl da büyüyorlar..
    Bahar

    YanıtlaSil