ALES 2018 ve Düşündürdükleri

Yazar: Çarşamba, Mayıs 16, 2018 ,



Yağmur yağıyor, Bodrum- Muğla yolu ip gibi uzanıyor. ALES'e gidiyorum tek başıma. Tekrar 16 yaş heyecanları. Soruları pek de takmıyorum. ÖSYM'nin sınava kalem bile sokmadığı, küpe-yüzük vb çıkarttırdığı bir dönemde her şey yolunda gidecek mi heyecanı bu. Nitekim saatler önce yola çıkmama rağmen ucu ucuna giriyorum salona.

Sıraya oturup, kalemi silgiyi dizerken, kitapçık sayfaları eksik mi diye kontrol ederken, TC kimlik numaramı kodlarken birden duruyorum: Ne çok büyümüşüm ben böyle! Her şeye rağmen, kaderin ördüğü ağlara dolana dolana kendime bir koza örmüş ve örselenmiş de olsa kanatları, bir kelebek olarak o kozadan çıkmayı başarmış mıyım?

Kalbimde çocuk mezarlarıyla dolu bir mezarlık taşıyorum. Biri gözümün önünde babası tarafından tekme tokat dövülen akraba kızının, diğeri ilkokulda öğretmeninin odunla kovaladığı bir oğlanın. Diğeri adet gördüğü için günahlarının bir deftere yazılmaya başladığını sıra arkadaşına anlatan sarı saçlı mavi gözlü bir kızın . Bir başkası pekiyilerle dolu karne getirmiş ama kardeşi üzülmesin diye fazla sevinmeyen ve ana-babasından gözlerini kaçıran ufak tefek, çöp bacaklı bir oğlanın. Şu köşedeki,  büyünce çok para kazanıp annesini sıcak bir evde yaşatmak isteyen kara yağız ufaklığın.

Elimden bir şey gelmezdi. Hala gelmiyor. Onlara birer mezar kazdım. Hayallerini gömdüm. Ara ara ziyaret edip taşlarını okşadım. Çiçek diktim. Unutmamayı borç bildim.

Baba evindeyim bugün tepemde dolunay
Nasıl doluyum birikmiş yalnızlıklar
Ayın umrunda mı cama vurmuş şavkı
Adamın biri de tutturmuş damar bir şarkı

Belki artık kavuşmak hayal
Belki beni çoktan  sildin
Öldürsen iflah olmaz
Geçmiyor senden ümidim

Canımdan can gitti
Gel hasretin eritti
Anladım ki çok muhabbet
Ayrılık getirdi

Çalsan bir akşam üstü kapımı yeniden
Ben de sana tavşan kanı bir çay demlesem
Desem ki pişmanım perişanım
Sen de bir büyüklük göstersen de hoşgörsen

Belki sarışırız aniden
Belki tanışırız yeniden
Uzun uzun konuşup sonra
Anlaşırız tan ağarırken


Tekrar sınav sıralarındayım. Ne çok sınava girdim. Binlerce kutucuk doldurdum taşırmadan. Her biri istikbale çıkan merdiven basamaklarıydı gözümde. Sanırdım ki sınavlar bitecek, hayat başlayacak. İliklerime dek işlemiş bir yoksulluktan uzaklaşıyordum çözdüğüm her soruyla. Ehliyet, araba, kendi evim ışık yıllarınca  uzakta. Oysa bugün, buraya, 2 saat kendi başıma arabamı kullanarak geldim. Yolda molalar verdim, kahvaltılar ettim, yemek yedim. Sezen'in son albümünden şarkılar dinledim.

Tekrar aynı sıralardayım yıllar sonra. İçimde bir ödeşme duygusu. Neyle, kiminle ödeştim bilmesem de iyi geldi. 1989'da anadolu lisesi sınavı sıralarında yalnız ve küçük bir kızken bugün kocaman bir kadın olmuşum meğer. Günahlarım ve sevaplarımla..Kaybettiklerim ve kazandıklarımla.

Ağladım. Eskiden olduğu kadar acıyla değil, kabullenişle..Umutla. Sevgiyle. Kendimi ve suçladığım herkesi affetmenin ilk ve en önemli adım olduğu bilgisiyle.

ALES ne alaka derseniz; vallahi ben de bilmiyorum.

BENZER YAZILAR

2 yorum

  1. Ales deyince ben de :-)
    Her neyle meşgulsen hayırlısı olsun.

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir yazıydı okurken kendi geçmişimde yolculuk yaptım.

    YanıtlaSil